Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
62 / Musâhabe 6 _________________________________________ ben adâlet etmezsem bedbaht olurum, diye cevap ver mişlerdir. . Hazret-i Ömer -radıyallahı anh- bu küstah münâfı- ğın cür’eti üzerine: - Yâ Rasûlallah müsaade buyur şu adamı katlede yim, demişse de müsaade buyurulmamış bilâhare ce- zâsınrbulmuş ve hâricîler meyânında katlolunmuştur. Bu âyet-i celîlede de Vâcib teâlâ ve tekaddes haz retleri insan, için riâyeti lâzım ve vâcib olan dört merte beye işâret buyurmuştur: . . 1-.Cenâb-ı Allah'ın abesden, hatâdan münezzeh ve herşeyi lâyıkıyle bilir bir Hâkim-i Mutlak olup her hükmünün de sevab ve hikmete muvâfık olduğunu bi lerek her hükmüne râzı olup îtiraz etmemektir. Bu vazi fe "Onlar için daha hayırlı olurdu.” fıkra-i celîlesiyle beyân buyurulmuştur. 2- Kalbde olan rızânın kâfî olmayıp eserini lisanın da göstermek lâzım olduğuna işâret için de “Allah te âlâ bize her işimide kâfidir." buyurulmuştur. Şu halde bir kulun kalbindeki rızâsını lisanıyla de izhâr etmesi vazîfe-i ubudiyettendir. 3- Allah teâlâ hazretleri dünya ve âhirette fazi u kereminden bize de ihsân eder, demektir. Buna da: “Allah bize fazi u kereminden ihsân eder." cümle-i celîlesiyle işâret buyurulmuştur. 4- Her iş ve sözünde Cenâb-ı Allah’ın rızâsını kast etmektedir. Nitekim “Biz her şeyde rızâullaha rağbet

