Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Zenginlik ihtilası / 61 “Münâfıkların bazıları sadaka ve ganimet malla rının taksiminde seni zemmederler. Eğer sadaka lardan onlara istedikleri kadar verilse râzı olurlar; eğer arzularına göre verilmezse derhal öfkelenirler. Eğer onlar Allah’ın ve Rasûlünün verdiklerine râzı olsalar da: “Allah teâlâ bize her işimizde kafidir. Zi ra Allah teâlâ fazi ü kereminden, Rasûl’ü de şefkat ve merhametinden yakında bize çok şey verirler. Şu halde bizim arzumuz ancak Cenâb-ı Allah'ın rı zâsıdır, Allah’ın rızâsından gayri bir şey istemeyiz.” demiş olsalardı onlar için daha hayırlı olurdu.”42 42. Tevbe Sûresi / 58-59. Birinci âyet-i celîlede münâfıkların itirazları dünya ya hırs ve tamahlarındandır. Eğer onların istedikleri ve rilirse ferahlanırlar. Eğer istedikleri verilmezse derhal yüzlerini ekşitir ve gadab ederler. Çünkü himmetleri hemen dünya olduğundan cüz’î bir şey noksan olmak; la derhal müteessir olurlar, âhiretten emelleri ve ümit leri olmadığından bütün amelleri dünyaya mâtûfdur. ikinci âyet-i celîle münâfıklardan Hurkus oğlu Zü’l- Huveysıra hakkında nazil olmuştur. Câbir -radıyallahu anh-’in rivâyetine göre hadîs-i sahîhde Rasûlullah -sal- lallahu aleyhi ve sellem- Efendimiz hazretleri Cîrâne mevkiinde Huneyn, Hevâzİn ganimetini taksim buyu rurken bu Hurkum oğlu gelip: - Yâ Rasûlullah adâlet et, diye küstahlık etmişti. Ra sûlullah -sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem- Efendimiz de: - Ben adâlet etmezsem ya kim adâlet eder? Eğer

