Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
38 / Musâhabe 5 _______ ,____________________________ refini îla ve tekrîm, meleklerin salâtı onun mükerremli- ğini izhar, ümmetin salâtı da onun şefaatini talebdir.” demişlerdir. Seyyid Murtaza ez-Zebidi’ye göre, “Meleklerden salâtın mânâsına atıf, esirgemedir. Cenâb-ı Hakk’a nis- bet edinilince kullarını melekleri nezdinde medih ve se na etmiş demek olur ki bu, Allah’ın Peygamberi’ne sa- lâtının tefsirine daha layıktır. Yahut kemâl-i rahmeti mâ- nâsınadır. Cenâb-ı Hakk’tan gayriye nisbet edilince mâ nâsı hayır ile duadır.” Hazret-i Ali -radıyallahu anh ve kerremallahu vec- heh-’den şöyle rivâyet plunmuştur. Âyetin başındaki (G i^î)nın (Qsı nefse, (tsÎ)sü kalbe (li)sı rûha hitaptır. San ki Cenâb-ı Hakk, habîbine salât ederken, “Onun şanını yalnız dilinizle değil, nefsinizle, kalblerinizle, rûhlarınız- la da ta'zim ve tekrîm edin.” buyurmuştur. (/¿â Jt ^’^i) “Yâ Allah, Muhammed’in zikrini îla, dâvetini galip ve şeriatını dâim kılmak suretiyle onun dünyada da âhirette de tekrîm ve tâzim buyur. Onu ümmeti hakkında şefaatçi kıl, ecrini derecesini kat kat artır." demektir. Salâttan murad, Allah’ın emrine imtisal ve Rasûl’ü -sallailahu aleyhi ve sellem’in bizim üzerimizdeki hakkı nı edaya cehd etmek sûretîyle Cenâb-ı Hakk’a yaklaş maktır. Bizim Peygamber -sallailahu aleyhi ve sellem-’e salât etmemiz bizden ona -hâşâ- bir şefaat değildir. Fa kat Cenâb-ı Hakk’ın bize in’am ve ihsân edene iyilikle

