Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
_______________________________ ilim Hakkında / 15 lâm dîninden çıkmış olurlar. Hanefîlerden Aliyyü’l-Kârî de bu kanaattedir. Bütün bunlara nazaran mevzu yani sonradan hadîs diye uydurulmuş sözleri tergib ve terhib kasdıyla da olsa rivayet etmek; bunların uydurma oldu ğunu bilenler yahut bu bâbda şüpheye düşenler için ha: ramdır. Meğer bu rivâyet onların düzme ve uydurma ol duklarını açıklamak şeklinde olsun. Bir hadîsin gündüzün ortasında parıldayan güneş kadar zahir ve doğru olduğuna kat'î kanaat etmedikçe "Allah’ın Rasûlü şöyle buyurdu...” denilmemelidîr. 17. I J^> ’^ '^ '¿1 J^i Jj u-^J^ ^ öl jÛJl jjj a JjdLo t^Xtb “Şüphe yok ki, ' bana âît, yalan bir haber vermek herhangi biri hakkında yalan söylemek gibi değildir. Gü nahı daha büyüktür. Kim kasden benim hakkımda yalan irtikâb ederse artık o kendisine ateşten yer edinsin; ya ni cehennem’e hazırlansın?'™. İbn Melek der ki, Raşûlullah - sallallahu aleyhi ve sellem-’i ilgilendiren yalan bir haberi söylemek günahla rın en büyüğüdür. Zîra bu islâmın temellerini yıkmağa, şeriatın ve şerîat hükümlerinin ifsadına kadar varır. Onun için ashâb-ı kiramdan bir zümre eksik ve fazla ke limeye meydan vermekten korkarak çok hadîs rivâyet 19. Buhârî, Müslim

