Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
14 / Musâhabe 5 Tahkîk.ve irfan sahiplerinden, ihtiyata riâyet eden lerden bazıları bir hadîs rivâyet ederlerken sehvden ve yahut hatâdan korkarak: “Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buna ben zer ve. buna yakın, yahut bu mânâda ve emsâli lafızlar la şöyle buyurmuş.” derler. 16'. Kasden hadîs uydurmak ve cezâsı: . jûı ^ r^ t^ii ı Ji3 ^ ¿i "Kim bana âit bir haberi yalan yere kasden söyler se kendisine cehennemden bir yer edinsin.”'7 Bu hadîs-i şerîfi içlerinde aşere-i mübeşşerenin18 de dâhil bulunduğu üç yüz kadar sahâbî-i celîl rivâyet etmişlerdir. Bu rivâyetler aynı meâli ifâde etmek sûretiy- le muhtelif lafız farkları taşımaktadır. Hatta bu rivâyetle- rin bir kısmında (i2Jci) yani kasden, bilerek kaydı da mevcud değiidir. Hatta bunun mevcud olmadığına ye min edenler dahî vardır. Ulemânın icmâına, ittifakla be yanına göre Allah’ın sevgili peygamberine âit yalan bir haber vermek en büyük günahtır. Şafiîlerden Cüvey- nî’nin, mâlikîlerden ibn Münir’in ve diğer büyük ulemâ nın ictihâdınca bu yalanı irtikâb edenler -maazallah- is- ' 17. Buhârî, Müslim ' ’ 18. Aşere-i mübeşşere: Hâl-i hayatlarında Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in cennete gireceklerini müjdelediği on sahabidir ki onlar da: Ebubekir Sıddîk, Ömerü'l Faruk, Osman Zinnûreyn, Aüyyu'l Mur- tezâ, Talhâ bin Ubeydullah, Zübeyr bin Avvam, Sâd bin Ebî Vakkas, Abdurrahman bin Avf, Ebû Ubeyde bin Cerrah, Saïd bin Zeyd radı- yallahu anhümdür. ■

