Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
40 / Musahabe 4 memesi doğru olmaz. Fakat misâfir veya hasta olma yan bir kimse bir zulme mâruz kaldığı halde orucunu bozmaz da zulmen öldürülürse günahkâr olmaz, belki dînindeki sebat ve metânetini gösterdiğinden pek bü yük uhrevî derece ve mükâfata nâil olmuş olur. Gebelik ve süt analık halinde de oruç tutacak olursa gerek nefsine ve gerek çocuğa bir zarar gelme sinden korkarsa orucunu açabilir. Fakat süt analıkta kendisi çocuğa süt ana tâyin edilmiş bulunmalıdır. Ve kendisinden başka çocuğa süt veren bulunmamalıdır. Hayız ve nifas halinde de âdet görünce ve çocuk doğurunca orucu bozulmuş olur. Fakat bir kadın kendi sini âdet günü zannederek âdeti başlamadan orucu bozduğu halde o gün âdet görmese o kadına keffaret lâzım gelir. Yaş büyüklüğü: Istılahda kendisine (şeyh-i fânî) denilen pek ihtiyar kimseler de oruç tutmayabilirler. Pîr-i fânî o kimsedir ki ölünceye kadar vücûduna ihti yarlık ve zâfiyet gelmekte olup tekrar kuvvet bulma dan ölecek kimsedir, işte bu gibi ihtiyar kimselere her günkü oruç için bir fidye îcâbeder. Gerek otuz fakire versin ve gerek her gün bir fakire versin, otuz günü birden defaten vermesine de cevâz vardır. Şu kadar ki vereceği kimse fakir ve muhtaç olmuş olsun. Fakire bir günlük doyacağı para yerine fakiri akşam ve sabah doyuracak taam vermesi de olabilir. Eğer ihtiyar kimse sonradan oruç tutmağa muktedir olursa evelki verdik leri fidyelerin hükmü olmaz geçmiş günlerini kazâ et mesi lâzımdır.

