Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Tıb İlminin Zarureti / 107 İbn-i Sinâ demişdir ki; “Bütün ilm-i tıbbı iki beyitte cem ettim: Yediğin zaman az yel Bir defa yedikten sonra üzerine yemekten sakın. Şifâ yediğini hazm edebilmektedir. Bir mide içjn yemek üzerine yemek sokmaktan daha zor gelen bir şey yoktur.” Hikâye olunduğuna göre İran padişahlarından biri nin hazık bir tabibi vardı. Tabibini Hazret-i Mustafâ -sallallahu aleyhi ve seilem-’e hizmet etmek üzere Arab diyarına gönderdi. Adam, Arab diyârında bir sene kadar zaman geçirdi, kendisine görünmeğe gelen ol madı. Kimse gelip de kendisinden tedâvi sormadı. Ta- bib daha fazla eğlenmeyerek Hazret-İ Peygamber’in huzuruna çıktı ve durumunu arzetti: - Beni senin ve ashâbının gerektiğinde tedâvile- riniz için gönderdiler, bu kadar müddet memleketi nizde kaldım, kimse gelip muâyene olmadı, benim de kimseye bir faydam dokunmadı, dedi. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bu yurdu ki: - Benim ashabımın âdetleri şu veçhiledir ki; iyice iştihâlan olmadan yemek yemezler, daha yemeğe, işti- hâlan var iken sofradan kalkarlar.”yani doymadan kal karlar. Bunun üzerine hekim:

