Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Namaz/ 69 mî peygamberân-ı ızâmın huzurlarının fevkinde oldu ğuna şüphe yoktur. Cenâb-ı Hak -azze ve celle- hazretlerinin velî dost ları mü'minlerin derece-i huzûrları da cemî enbiyâ-yı ızâmın huzurlarının dûnunda olmakla berâber mütefâ- vittir. Tasavvufta velâyet; velâyet-i suğrâ, velâyet-i kübrâ ve velâyet-i ulyâ diye başlıca üç kısma ayrıldığına göre Cenâb-ı Hakk’ın dostlarının derece-i huzuru da ahvâl-i bâtınalarındâki hallerine göredir. Keza sâlih mü’minlerin kalblerinin selîm ve uyanık ve Hakk’ı zâkir olduğu derece-i hâline göre huzûr-i kal- bîleri de mütefâvittir. Binaenaleyh her mü’minin kılmış olduğu namazın ecr ü sevâbı derece-i huzuruna göre dir. Nitekim bir hadîs-i şerifte musallînin kimine nısf ki mine rub kimine uşr ve hâline göre sevâb verileceği buyurulmuştur. Nitekim âyet-i celîlede: “Namazlarında huşû üzere olan mü’minler fevz ü felâha dâhil olmuşlardır.’’44 buyuruluyor. Binaenaleyh namazlarımızı huzûr-ı kalb ile kılma ğa gayret etmekliğimiz ehem ve elzemdir. Felâh, “Korktuğundan kurtulup umduğuna nâil ol mak.” demektir. 44. Mü’minûn Sûresi /1-2

