Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Mîrâc-ı Nebî / 35 Şakk-ı sadr-ı nebevi zahirî olarak vâkî olmuştur. Bu hususta biz mü'minler bu şakk-ı sadrın zâhirî olarak vukû bulduğunu kabul etmekliğimiz vâcibdir. Yoksa fik rimizi teşvişe uğratıp da başka bir mânâya hamletme mekliğimiz lâzımdır. & Mîrac Gecesinde Beş Vakit Namazın Farz Oluşu Sahîh-i Buhârideki rivayete nazaran -sallallahu aleyhi ve sellem- efendimiz hazretleri buyurdular ki: "Şakk-ı sadr tamam olduktan sonra katırdan küçük ve merkebden büyük beyaz bir binek getirildi. Râvî Enes bin Mâlik "Bunun adı Burak’dırki, adımını gözü nün eriştiği yerin nihayetine atar idi." demiştir. Ben bu nun üzerine bindirildim. Cibril de benimle yollandı, ba na refakat etti. Sonra ben Cebrâil ile beraber Beyt-i Makdis’e vardım. Meleklerle birlikte namaz kıldım. Ve bir rivâyette, ervâh-ı enbiyâ da benimle birlikte namaz kıldılar.”Bakiel-Mîrâc da Kudüs’de tekrar ervâh-ı enbi yâ ile namaz kıldığını, Enes bin Mâlik -radıyallahu anh- rivâyet etmiştir. Sonra âli makamlara çıkılacak bir mîrâc, bir merdi ven kuruldu. Cibril ile bindirildim ve onunla beraber yükseldim. Nihâyet dünya semâsına vardık. Cibril gök kapısını çaldı. Bekçi (hâzin) melek tarafından; "Kimdir o?" denildi. Cebrâil -aleyhisselâm- "Cİbririm.” dedi. "Yanındaki kimdir?” diye soruldu. Cibril: "Muhammed - sallallahu aleyhi ve sellem-.”diye cevap verdi. Melek:

