Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
258 / Musahabe 3 Ömer -radıyallahu anh- Medine’de bir cenaze olsa Huzeyfe -radıyallahu anh-’ı gözetler ve onu cemâat arasında görmezse meyyitin münafık olmasından şüp he ederek namazını kılmazmış. Fitne: Aslında imtihan ve ihtibardır kİ Türkçe’si sı nama demektir. Fitnenin muhtelif mânâsı vardır. 1- Küfür, dalâlet. 2- Rüsvayîık. 3- Belâ ve azâb, fitne-i dünya ve fitne-i kabirden murâd budur. 4- Kıtal, harb-i dâhilî. 5- İnsanın halinin iyilikten kötülüğe dönmesi. 6- Bir şeyi beğenip kalbin ona meyil ve muhabbet eylemesi. Fitne-i evlâd ve nisâ bu kabildendir. İnsanın ehli yüzünden fitnesi, onlardan dolayı helâl olmayan söz söylemesi, helâl olmayan iş işlemesi. Ma lı yüzünden fitnesi, alması helal olmayan malı alıp he lâl olmayan yerlere sarfetmesi. Evlâdı yüzünden fitne si, onlara fart-ı muhabbetle berâber bir çok hayrâta on ların yüzünden fırsat bulamaması yahut onları geçindi receğim diye helâl, harâma bakmaması; komşusu yü zünden fitnesi, zengin olmasına hoş nazarla bakmayıp hasette bulunmasıdır. Deniz gibi kuduran fitneden murâd; Hazret-i Os man -radıyallahu anh-’ın şahâdetiyle başlayıp ümmet-i Muhammediyenin birbirine girmesine bâis olan fitne-i azîmedir ki o günden bu güne kadar sönmemiştir.

