Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
254 / Musahabe 3 --------------------------------------------------------------------- Sonra yine sorsanız a, diye ilhâh buyuruyordu. Çünkü münafıkînden bazı kimselerin Rasûlullah -sal- lallahu aleyhi ve sellem-’i güya cevâbından âciz bıra kacak sualler tertib eylemiş oldukları mesmû-i âlîleri ol ması bu gazab-ı muhikka sebep olmuştu. Kudemâ-yı sâbıkûndan Abdullah bin Huzâfe -radı- yallahu anh-’ın alâ melei’n-nâs böyle bir sual etmesi Vâkıdî'nin beyânına nazaran neseben mat'ûn olmasın dan ve her kim ile niza etse hemen âdet-i cahiliye üze re pederinden başkasına nisbet edilmesinden nâşî İdi ki fırsattan bi’l-istifade hakîki pederi hakkında ilm-i ya- kîn peyda etmek üzere suâl etmişti. Vâlidesi bu suâli duyunca çıkışmış: “Anasına karşı senin kadar hayırsız bir evlâd görülmemiştir. Câhiliye günlerinde yapılage- len bazı şeyleri benim de yapmış olup da Rasûlullah - sallallahu aleyhi ve sellem-’in huzurunda bu suâlinle rezil ve bednâm olabileceğinden hiç korkmadın mı”? demiş. Yine biri kalkıp: - Yâ Rasûlâllah benim gireceğim yer neresidir, de miş. - Cehennemdir, cevabını vermişler. Biri de: - Ya Rasûlâllah ben cennette miyim, diye sormuş. - Evet cennettesin, cevabını almış. Biri gâib olmuş devesinin nerede olduğunu sordu. Biri Buhayre ve Sâibe hakkında suâl eyledi. Biri kıyâ- met gününü öğrenmek istedi.

