Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
252 / Musahabe 3 --------------------------------------------------------------------- İlâhî! Şamımızda, Yemenimizde bize bereket ih san et, diye duâ buyurdu. Bazı kimseler, Necidimizde de, diye niyazda bulundular. Tekrar, İlâhî Şamımızda, Yemenimizde bize bereket ihsan et, buyurdu. Onlar yi ne, Necidimizde de, deyince; "Zelzele, fitneler orada dır. Şeytanın karni yani hizbi de orada çıkacaktır, bu yurdu.224 224. Tecrîd-i Sarih Tercümesi, 21411 İbn-i Ömer -radıyallahu anh-’ın bu haber-i Nebevi den dolayı Ehl-i Irak’a teveccühü pek az imiş. Bir kere: "Ey Ehl-i Irak, küçük günahları öğrenmekte amma da ince eleyip sık dokuyorsunuz! Sonra büyüklerini irti- kâbda da amma pervâsızsınız, demiştir.” İbn-i Ömer, Hazret-i Hüseyin -radıyallahu anh-'ın fâciâ-i şahâdetlerinden sonra hacca gelmiş bazı Iraklı- lar’ın; ihramda iken pire öldürene fidye lâzım gelip gel mediğini sual etmeleri münâsebetiyle bunu söylemiştir. Duâ-yı celîl-i Nebevî’de Yemen ile Şam’ın tahsîsan zikredilmesi iki iklimin mübârek olduğuna delâlet eder. Necid’in daha doğrusu ehl-i meşrikın duâdan hâriç bırakılmasındaki hikmet de, metn-i hadîste beyân bu- yurulmuştur. Orası gazab-ı İlâhî âsârından olan şiddetli zelzeleler yatağı, fitne ocağı, hızb-i şeytan yuvası olduğu mâiûm-ı âii-i Risâletpenâhîleri olduğu için Rahmeten li’l-âlemin orası için duâ buyurmağa dilleri varmamıştır. Çünkü seb-

