Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
132 / Musahabe 3 İkinci derecede miskinlerdir ki, bunlar da bir miktar kazanç veya sanatları var ise de ihtiyaçlarına kâfî gel meyip maişetleri sıkıntılı olan kimselerdir. Zekât üçüncü derecede zekât tahsildarlarına, dör düncü derecede müellef-i kulûba, beşinci derecede âzâd olunacak kölelere verilir ki bunlar da zamanımız da yoktur. Altıncı derecede borçlu olan kimselerdir. Onlar da malları masraflarına, borçlarına kâfî gelmeyen kimseler dir veyahut başkalarında alacağı var ise de tahsili müm kün bulunmayan kimselerdir. Bunlara da zekât verilir. Yedinci, fîsebîlillah yani Allah teâlâ hazretleri rızâsı yolunda cihâd eden asâkir-i islâmiyenin ihtiyaçlarını te’min için vermektir. Zekâtın sekizinci mertebesi de misâfirler, yolcular dır. Her ne kadar memleketinde malı var İse de vata nından uzak düşüp garib olan kimsedir kİ bu gibilere de ancak ihtiyacı miktarı zekât verilebilir. & Cimrilik ve Zekâttan İ’râzın Çirkinliği Ebû Hureyre -radıyallahu anh- Rasûlullah -sallaliahu aleyhi ve sellem-’in şöyle buyurduğunu rivâyet etmiştir: “Sâhibi tarafından zekât hakkı verilmeyen deve, kıyâmet gününde besili güçlü kuvvetli olduğu halde sâ hibi yanına gelerek ona musallat olup ayakları ile sahi bini çiğneyecek.

