Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Zekât / 129 mü’mine iftirâya cür’et edenlerin âkibet cezâlarını mu hakkak sûrette çekeceklerini bir ders-i ibret olmak üze re Kur'ân-ı Kerîminde Cenâb-ı Hak -azze ve celle- be yân buyurmuştur. Meğer ki tevbe edip nâdim ola. Bu fena ahlâklarından vaz geçmelerini bu vesîle ile Ce- nâb-ı Hak kullarına tavsiye buyurmuştur. k.ö 4Üİ ijKij ÛjJ^îj ı/“4^ ^^ ^J^44 ¿^-^^ ^^b <üil öl \jl j-^iJ ojllp ^a tLij <5jjJl 'ö^ı j£ S/ ^ ^ ¿¿jj “Dünkü gün Kârûn’un mertebesini isteyenler bu gün sabah vakti derler ki: Ne acîb şey ki Allah teâlâ dilediği kulunun rızkını bol ve dilediğinin rız kını dar verir. Eğer Allah teâlâ bizim üzerimize ih san etmeseydi bizi de batırırdı. Ve ne acâyib şey, kâfirler Intikâm-ı İlâhîden asla kurtulamazlar.”100 di yerek evvelki dünyalığı istemek temenniyâtlarına ne damet ettiler ve Kârûn’un mertebesini istemenin hata olduğunu bildiler ve hatalarını İtirafla Cenâb-ı Hakk’ın lütfunu ikrara mecbur oldular. İşte Cenâb-ı Râzık-ı hakîkî hazretleri bazı kulları nın rızkını bol ve bazısını dar verir. Bu da meşîet-i ilâ- hiyesine muâllaktır. Bazı kullarına rızkını bol vermesi kulun fazlına mebnî değil, Cenâb-ı Hakkın dilemesiyle- dir. Kezâ bazı kullarına da rızkını dar vermesi o da ku lunun kusuruna mebnî değildir. 100. Kasas Sûresi / 82

