Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Kur'ân Öğrenmek / 43 - Değil nübüvvetten bir pay, (elindeki hurma dalına işaretle) şü dal parçasını benden istesen onu bile sana vermem. Sen de Cenâb-ı Allah’ın hakkındaki hüküm ve takdirini tecâvüz edemezsin! Eğersen bana ve Cenâb-ı Hakk’a muhâlefet eder isen Kâdir-i Mutlak hazretleri se ni muhakkak helak eder. Ve sanırım ki sen, sende gör düğüm eşkâle, âlâmete göre rüyamda bana gösterilen kişisin. İşte bu zât (Hatîb, Sabit bin Kays’a işaret ede rek) cevap verecektir, buyurdu. Sonra Müseylime’nin yanından ayrıldı.36 Müseylimetü'l-Kezzâb, nübüvvet iddiasında bulunup kendi zu’munca keenne bir kuyunun suyunu çoğaltmak murâd ederek kuyunun içine tükürdü, derhal o kuyunun içindeki su dahî kurudu. Bir kimsenin ağrıyan gözüne tü kürdü derhal gözü kör oldu. Bu sûretle daha dünyada iken Cenâb-ı Allah -azze ve celle- yüzünü kara eyledi. Müseylimetü’l-Kezzâb evvelce Rasûlullah -sallalla hu aleyhi ve sellem-’e bir mektup göndermişti. Arzı ya rı yarıya bölüşmelerini tavsiye etmişti. Rasûlullah -sal lallahu aleyhi ve sellem- cevapta arzın Cenâb-ı Allah’a âit olduğunu onu kime dilerse ona bahşedeceğini be yân buyurmuştu. Müseylime, Hazret-i Ebû Bekiri’s-Sıddîk’ın zama nında nübüvvet dâvâsında bulunarak isyan etmişti. Hâ- lid bin Velid -radıyallahu anh- Müseylime’yi mübâreze- ye dâvet etmişti. Korktuğundan dâvete icâbet edeme miş, sahte peygamber olduğunu taraftarları anlamıştı. 36. Tecrîd-î Sarih Tercemesi, 10/410

