Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
88 / Musâhabe 1 ri öğretti ki, insanda olmayan istîdad ve melekeleri ya ratarak, deliller ikame ederek, vehbî olarak da öğretti, kesbî olarak da öğretti, işte öyle ekrem olan Rabbin, sen hiç okumamış iken mahz-ı kereminden sana ledün- nî bir ilim vererek böyle bir (Oku!) emriyle seni kaleme muhtâç etmeden okutur. Bilmediğin şeyleri bilgileri de bildirdi. Onun için sen de O'nun ismiyle bu Kur’ân'ı oku. Mâ’rifet-i ilâhiyyeyi doğrudan doğruya tefekkür ve mutâlaada delîl aklîdir. Kıraat ve kitâbette ise kulak ile (işitme) delâlet-i sem’iyye vardır. Bu sûretle Kur'ân-ı Kerîm aklî ve sem'î delilleri cem etmiştir ki, oku, oku diyerek kırâatin ve kitâbetin, ilmin taliminin (öğrenilmesinin) insan için en büyük lutuf ve kerem-i Rabbânî cümlesinden olduğunu ihtar eylemesi şâyân-ı dikkattir. Peygamberimiz, Nebiyy-i Ekrem ve Ümmiy-yi Muh terem -sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem- Efendimiz'in yazıya ihtiyâcı olmadığı iş’âr olunmakla beraber, kalem ile ta’lîmin de büyük bir ikrâm-ı Rabbânî olduğu beyân buyurulmuş ve bu sûretle ümmetini okuyup yazmağa da teşvîk ve terğib eylemiştir. İslâm nazarında ilm ü irfânın ne kadar yüksek oldu ğu şu âyet-i kerîmelerden çok güzel anlaşılmaktadır. İslâm dîninin dünyâya ilk hitâbı; “oku” hitâb-ı celî- lidir. Bu 3^ ıS^1 ^j ^ '7İ vahy-i İlâhîsi nâzil olun ca Rasûl-i Ekrem -sallallahu aleyhi ve sellem- korkudan yüreği titreyerek Hatîce Bint-i Hüveylid’in yanına varıp

