Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
— İlmin Fezâilî / 87 Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu teâlâ aleyhi ve sellerh- de: Kendisine vahyolunan bu âyet-i kerîmeyi telakkî ile okudu. ilk iki oku emri, Kur'ân değil, kırâat denilen fiile yak laşmak için heceleme kabilinden bir ihzâr ve teklîf idi. Üçüncü tazyikten sonra olan (Oku!) Cenâb-ı Hak kın emriyle, adiyle başlamıştır. Oku emri ilk nüzûlünde hem tekvînî bir mâhiyette Hazret-i Peygamber -sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem- Efendimizi okumaz, ümmî iken kudret-i İlâhî okur kıl mıştır. Bir tefsîre nazaran ilk âyetlerin meâli: “Oku! Rabbının adiyle, Allah İsm-i Celîli ile baş layarak oku. İşte yaratmak denilen fiilin sâhibi olup kâinatı yaratan ve seni yaratıp yetiştiren ve her işi ne mâlik bulunan Rabbin seni kudretiyle bir anda okur yaptı. Okunacak bir Kur’ân, bir Kitâb indirme ye başladı. Böyle ta’lîm olunduğu gibi O Rabbinin ismi ile başlayarak oku!” Pıhtılaşmış, katılaşmış kandan bir insan halk eden ve halk etmek kudret ve kuvvetinin sâhibi olan Rabbin hiç okumamış olanı da böyle okutur. Kalem ile yazıyı öğreten ve o vâsıta ile ilim belleten de O'dur. Yoksa bir kan pıhtısından yaratılmış olan in sanlar ne kalem bilirdi, ne de yazı... O, yani, Kâdir-i Mutlak insana öyle bilmediği şeyle-

