Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
ilmin Fezâilî / 63 tan nehyetsin. İşte şu hayra davet edip emr-i bi’l- mârûf ve nehy-İ ani’l-münkerle meşgûl olanlar an cak felâh bulup azâbdan kurtulanlardır.“46 46. Âl-i Imran Sûresi /104. 47. Tevbe Sûresi, 122. Yani, millet-i islâmiyye arasında halka her husûsta öğüt verecek ve nazar-ı şeriatta câiz olan ile olmayanı bildirecek bir cemâat olmak lâzımdır. İşte öğüt verenler ve öğüt dinleyenler dünyâda ve âhirette felahyâb olan lardır. Emr-i bi’l-mârûf farz-ı kifâye olduğundan ümmetten bazılarının bu vazifeyi ifâ etmesiyle diğerlerinden farz sâkıt olur. Eğer Emr-i bi’l-mârûf külliyyen terk edilirse Ümmet-i Muhammed’in cümlesi günahkâr olur. “Mü'minler için dînde fıkıh ilmi tahsîii ve cihâd husûsunda hepsinin gitmesi sahih olmadı. Keşke mü'minlerin her kabilesinden bir tâife ahkâm-ı dî- niyye ve âdâb-ı İslâmiyye’den lâzım olanları öğre nip tahsîl-i ilimden sonra dönüp memleketlerine geldiklerinde kavm ü kabilelerini inzâr etmiş olsa lar, hem kendileri ve hem de kavm ü kabileleri hak larında ayn-i nimet olur. Ve me’mül ki, onlar inzâr ile menhiyyâttan korkarlar.”47 Fahr-i Râzi ve Nisâbûri’nin beyânları veçhile:

