Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
-------------------------------------------------------------------- İlmin Fezâili / 59 “Habîbîm! Sen, yâ Rab ilmimi ziyâde et ve Kur’ân’ın nefis mâlûmâtını ihsân et.” ziyâde ilim ta lebinden geri durma demektir.42 42. Tâhâ Sûresi, 114. 43. inşirah Sûresi, 1. Bu Âyet-i celîlede insan için ilim öğrenmeye sa'y eylemesi ve Cenâb-ı Hak’tan daimî ilminin ziyâde olma sını taleb etmesi bir vazîfe-i vecîbe olduğuna vâzıhan delâlet eder. Cenâb-ı Hak Habîbine ilimde ziyâde talebini emir buyurmuştur. Fakat başka hiç bir şey için ziyâde talebi ni emir buyurmam ıştır. Abdullah İbn-i Mes'ûd Hazretleri’nin bu âyeti oku dukta: L£ UlU j İl ¿j “Yâ Rabbî ilmimizi artır, îmân-ı yakîn ihsân bu yur.” diye duâ ettiği mervîdir. “Yâ Ekreme’r-Rusül! Biz senin için göğsünü açıp boşaltmadık mı?”43 Yani biz inzâl ettiğimiz âyetleri kabîıle lâyık kalb-i nebevîni genişletmedik mi? Elbette genişlettik. Ve bir manâya göre:

