Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
58 / Musahabe 1 ------------------------------------------------------------------- Şu halde ilimden ziyâde bir fazilet ve meziyyet ol madığını bu âyetle beyân buyurmuştur. İlmin faziletine dâir müteaddid âyât-ı celîle ve ehâ- dîs-i şerife vardır. Tefsir şerhinde Âmir-i Cühenî -radıyallahu anh-'ın rivâyet ettiği bir hadîs-i şerifte: . “Kıyâmet gününde, tâlib-i ilmin mürekkebiyle şehi din kanı huzûr-ı İlâhî'ye gelir, tâlib-i ilmin mürekkebi şe- hîd olan kimsenin kanı üzerine tafdil olunur. ’’ duyurul muştur. “Allah Teâlâ dilediği kimseye hikmet verir. Ve bir kimseye ki hikmet verilmiştir, muhakkakdır ki o kimseye çok hayr verilmiştir. Ve bunları düşünmez ve hisse- mend olmaz, ancak ehl-i lüb, âkil ve irfan sahihleri tezekkür eder, mütenassıh olurlar.40 40. Bakara Sûresi / 269. 41. Kehf Sûresi, 65. Bu âyet-i celîle, mü’minler için ilim tahsiline sa’y ü gayret etmeye ve insan için ilimden ziyâde hiç bir fazi let olmadığına delâlet eder. “Biz onu kendi indimizden bir ilimle ta’lîm ettik ki o ilim kitâb veyâ bir üstâzdan teallüm vasıtasıyla değil, belki bizim ona bildirdiğimiz bazı esrardan bazısının ledünniyyâtını bildirmekten ibarettir.”41

