Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Kur'ân-ı Kerîm / 41 “Yâ Ekreme’r-Rusüll Sana kavmin Kureyş tara fından söylenmez, ancak senden evvel geçen ru- sül-i kirâma denilen söz denilir. Binâen-aleyh, sen onların sözlerine mahzûn olma. Zirâ Rabbin Teâlâ Kur’ân’a îmân edenleri mağfiret edici ve küfr eden lere azâb-ı elîm sahibidir.”18 18. Fussilet Sûresi, 43. 19. Fussilet Sûresi, 44. Yani senden evvel geçen rasüller milletleri tarafın dan vâkî olan ezaya nasıl sabr ettiler ve zafer-yâb oldu lar ve düşmanlarından intikamlarını aldılarsa sen de sabret ki, kavmin üzerine zafer-yâb olasın. Zira küfür den tevbe edip îmân edenleri Rabbin Teâlâ mağfiret edici ve küfre devâm edenlere acıtıcı azâb vericidir. Vâcib Teâlâ Hazretleri kâfirlerin Kur’ân’a ta’nını be yân etmek üzere: “Eğer biz Kur’ân’ı acem luğatı üzre inzâl etmiş olsaydık, onlar derler idi ki, keşke Kur’ân’ın âyetle ri arabî üzere tafsîl olunmuş olsaydı. Halbuki Kur’ân, acem luğatı üzeredir, Resul ise arabdır. Nasıl oluyor ki, arabî olan Resul üzerine acem lisânı üzere kitâb gelir? demekle ta’n ederler di.”19 (Burada acem dilinden maksad, Arabca’dan mâ ada bütün diller demektir. Yalnız İranlIların kullandıkla rı lisan-ı Fârisî demek değildir.) Kâfirlerin ta’nına cevâb olmak üzere buyruluyor ki:

