Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
128 / Musahabe 1------------------------------------------------------------------ sı kendisinde mütemekkin ola. (ene Rabbüküm) nidâ- sı iddiâsındadır. Onun içindir ki, “nefsine adâvet eyle!” duyurul muştur. Hadîs-i kudsî’de: "Nefsini düşman bil! Zira o bana düşmanlığı sebe biyle karşıma dikilmiştir.” buyurmuştur. Hak Celle ve Alâ Hazretleri katında makbûl ve mer- zâ olup şeriat-ı garrâya muvâfık olarak nefis ile cihâd ve ona muhâlefet eylemek cihâd-ı ekber oldu. Rasûl-i Ekrem Tebük Seferinden Medine'ye dön dükleri zaman: "Küçük cihâddan büyük cihâda döndük.” buyur muşlardı. Â’dâ-yı hârici ile cihâd eylemek gâhî vâki olur. Lâ kin düşman-ı derûnî olan nefs ile cihâd dâimidir. Cenâb-ı Erhamü’r-Râhimîn kemâl-i re’fet ve rah meti ile îmânın husûlünde ve müebbed azâbtan, necât- ta tasdik-i kalbi ile iktifâ buyurdu. İz’ân-ı nefs ile emir buyurmadı. Nefis emmârelikten halâs olup da itminâna eriştik te ahkâm-ı ilâhiyyeye münkâd olmuş olur. Onda muha lefete mecâl kalmamış olur. Haklarında hitâb-ı İlâhî:

