Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
126 / Musâhabe 1------------------------------------------------------------------ ğı yakîn olduğu halde hâlâ o marazın izâlesi fikrine as la gayret ve rağbet eylemez. Eğer bu giriftârlık maraz olduğunu bilmezse sefîh-i mahzdır. Ve eğer bilip te havf eylemezse pelîd-i sırttır. Elbette bu marazın idrâkine akl-ı meâd olmak ge rektir. Yoksa akl-ı maâşın endîşesi kısa ve fikri nâkıs ol duğundan ancak zâhir-bîndir. Bâtından bihaberdir. Akl-ı maâş, âfât-ı ma'neviyyeyi kendi mübtelâ oldu ğu fânî ve hayvânî telezzüzâtı sebebiyle maraz addey- lemediği gibi, akl-ı meâd dahî, emrâz-r sûriyyeyi uhrevî ecr ü mesûbât hasebiyle hakîkî maraz addeylemez. Çünkü akl-ı maâş, mergûb-i ağniyâ ve erbâb-ı dünyâ dır. Zâhiri kesîru’n-nazardır. Akl-ı meâd ise, hadîdü’l- basar (keskin bakışlı, akıllı, çabuk kavrar)dır. Nasîb-i enbiyâ ve evliyâdır. Şüphe yoktur ki, ahkâm-ı şer’iyyenin edâsında bâ- tınî maraz teassür ve külfeti müstelzimdir. Allah Teâlâ buyurur: “Senin kendilerini davet etmekte olduğun (bu) şey müşriklere ağır geldi.”90 90. Şûra Sûresi / 13. “(Gerçi) bu, elbette büyük (ağır ve çetin bir

