Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Maraz-i Kalb U enâb-ı Hak Azze ve Celle Hazretleri canibin den Rasûl-i Ekrem -sallallahu teâlâ aleyhi ve sellem- Efendimiz’in teblîğ eylediği ahkâmın cümlesi âşikâre, bedîhi olup hiç fikr ü delîle muhtaç değildir. Kalbi, em- râz-ı maneviyyeden sâlim ve fikri sakîm düşüncelerden selâmette olanlar nazarında hiç bir fikir ve delile muh- tâç değillerdir. Ancak nazar, fikir, illetinin vücûdu ve âfe tin sübûtu hâlinde şübhe ve tereddüd ve îtirâz vardır. Amma emrâz-ı kalbinin necâtından ve ğışâ-i basa- rînin def u ref’inden sonra ahkâm-ı Kur’aniyye'de bedâ- het ve âşikârelikten başka bir şey yoktur. ' Meselâ, safra hastalığına mübtelâ olan kimse her zaman Safra hastalığına duçar olduğundan bal gibi tat lı olan birtaâmın lezzetli olması onun indinde mutlaka bir delîle muhtaçtır. Fakat safra hastalığından halâs bulunca o zaman delile muhtâç olmaz. İhtiyâcı kalmaz. Çünkü maraz zâ-

