Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
IHLAS Tarikat ve din kardeşlerime arz ve ifâde olunur ki, her şeyden çok ümmetinin uhrevî selâmet ve ebedî saâdetlerinl nazar-ı i'tibâra alan, kâinatın yaratılış sebebi ve mevcûdâtın' medâr-ı iftihân Aleyhissalâtü ve’s-selâm Efendimiz Hazretle ri: — İnsanlar helâk olmuşlardır. Ancak âlimler müstes na, Âlimler helak olmuşlardır, ilmiyle amel edenler müs tesna. İlmiyle amel edenler de helâk olmuşlardır, ihlâs sahipleri müstesna. Muhlis olanlar da büyük bir tehlike üzeredirler,1 buyurmuşlardır. Yani insanlar Cenâb-ı Hâkk’a karşı dünyada vâki olan kusurları sebebiyle İlâhî adâletin ge reği olarak ölümden sonra azâb görecekler ve lâyık oldukları cezaya çarptırılacaklardır. Ancak bu cezâdan müstesna olan lar İslâmî kaideleri ve şerT hükümleri âlimlerden öğrenmiş olan kimselerdir. Şu kadar var kİ bunlar, ilimleriyle amel et medikleri müddetçe meselâ namazın şartlarım ve erkânını öğrenip namaz kılmadıkça uhrevî azâbtan yakalarını kurta ramazlar. Bunların bir ûçüncüsü de ihlâstır. Nefislerini tez kiyeye tâbî tutmayanların kibir, hased, riya ve cimrilik gibi kötü huylardan temizlenmiyenlerin amel ve ibâdeti, mukad des ve Münezzeh olan Zât-i Eceli ü A’lâ Hazretleri’nin kakü lüne takdim etmeye lâyık olamayacağından onlar da afv ve inâyet-i ilâhı yetişmedikçe azâbtan kurtulamazlar, ilim, ihlâs gibi faziletleri şahsında cem’eden ümmetin ileri gelenleri ise şüphesiz azâbtan kurtulmuş demektir. Bunlar için bir endi şe varsa yalnız azl2 ve nasb 3 gailesidir. Nitekim Allah Teâlâ: — Allah dilediğini mahv eder dilediğini de isbât eder,4 buyurmuştur. Şunu da ifâde edelim ki, ilim öğretmek olsun, ilim ile amel olsun, bunların ikisi de zâhiri ve cismânî amellerden sayıldığına göre herkes için istediği zaman ve mekânda icrâsı mümkündür. Fakat bedenî hastalıklardan kurtul- 91

