Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
11. Mejktub İhvân-ı tarikat tarafından vâki olan bâzı suâllerin ceva bıdır: S.l- Bir tarikata aliyye’ye mensub olan bir şahıs, diğer bir tarîkat-ı aliyye’ye intisâb edebilir mi? C ev ab : Bu şahıs, eğer şeyhi vefat etmişse herhangi bir tarîkat-ı aliyye’de kâmil bir zâta muvaffak olursa bilâ-te- reddüd intisâb etmeli ve tarikattaki noksanlarını ikmâl eyle melidir. Vefat etmemiş ise kezâlik teberrüken intisâb edebilir. Çünki tarıkat-ı aliyye’de tekâmül etmiş olan bir zât menâbi-i tarâikin kâffesinden ahz-ı feyz eylemiş ve cümlesine âşinâ ol muştur. S.2- Teberrüken ta’birinden maksgd nedir? Cevab: Yâni bir şahıs, kâmil bir şeyhi ber-hayat ol duğu halde diğer bir şeyhin rabıtasını etmek veyâhud taht-ı terbiyesine girmek muhâlif-i edeb olduğundan diğer bir şeyhin ancak şeref-i sohbetiyle şeref-yâb olmak ve enfâs-ı tayyibele- rinden iktibâs-ı feyz ve bereket etmek maksadıyla intisâb ede bilir, yâni rabıtasını edemez. S.3- Bir sâlik ne zamana kadar muhtâc-ı rabıtadır? Cevab: Ij^ 1/j <i 1^1 ^JJ| Ç.|Ç âyet-i celbesindeki mü’min şüphesiz eczâ-yı zâhiriye ve bâtıniyeden mürekkeb olan bir şahs-ı mü’mindir. Zikretmekle me’mur olan dahi bu mecmû- dur. Yâni yalnız lisan veyahut kalp gibi bir cüz’ü değildir. Bi nâenaleyh insanın cemî-i cesedinin kezâlik bâtında olan kalp, ruh, sırr, hafi, ahfâ ve nefsinin dahî zikreylemesi lâzım geli yor. Bu zikre nâiliyet ise bir delıl-i râhın bir mürşid-i dil’âgâ- hın zahir ve bâtınından istiâne ve istifâza ile müyesser olabile ceğinden bir sâlik bu zikirleri te’min edince ve murâkabâta 68

