Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Al- tâbi gibi mahsus değildir. Her devirde şerîat-ı mutahharaya olan bütüri İslâm milletlerinin Cenâb-ı Hakken bu inayetlerinden tam mânasıyla istifâde edebilecekleri: — Eğer Allah’ın dînine yardım eder (sarılırsanız) niyetin «özü» mesâbesinde. bulunan Kur’an’ın hükümleri ne — künhüne vâkıf olarak—■ tâbi olanların, terakki yo lunda ilerleyip gerçek maksada nâil olacakları tabiîdir. Tarih sayfalarını karıştıranların bilecekleri gibi İslâm güneşi doğmadan evvel Arap halkı müteaddid aşiretlere ve muhtelif kabilelere ayrılmış bulunuyordu. Bu aşiret ve kabileler, atalarından, dedelerinden kendilerine miras gibi geçen buğz ve düşmanlık tesiriyle devamlı olarak câhilce çapulculuk ederler ve kanlı muharebelerinin ardı arkası kesilmek bilmezdi. Hâl ve ahvallerini düzeltmeye yetecek., İlâhî bir kanun da o gün için mevcûd bulunmadığı gibi istikbâllerini emniyete alabilecek düsturları da yoktur. Kö tü ahlâkın adetâ ikinci bir tabiat gibi huy hâlini alarak maddî, ma’nevî fakirlik ve yoksulluğun ciğerlerine işlemiş bulunduğu o vahşî insanlar; o insan şeklindeki canavar lar; Kâinatın Efendisi ve mevcûdâtın medâr-ı iftihârı Pey gamberimiz (s.a.) Efendimizle gelen iman ve şeriat etra fında birleşip toplanmaları sâyesinde kısa bir zaman zar fında yeryüzünün her tarafına adâlet ve insanlığı yayma ya medeniyet ve ma’rifetin nurlarını neşretmeye başladı lar. Sağlam tevhîd inancıyla gönülleri nurlanan bu zevât, tam bir izzet ve şerefle faziletli idâreler kurmaya muvaf fak ve mübeşşer oldular. . Şunu da ilâve etmek isterim ki, Cenab-ı Hakk’ın lütuf ve ihsânı, sadece ilk devirlerde bulunan İslâm milletine lah da sizi muvaffak kılar.2 âyet-i kerîmesiyle apâşikâr ifâde buyrulmuştur. 1. el-îsrâ,’ 70. 2. Muhammed, 7. Hazret-i Allah, asrımızdaki fıtrî zekâ ve kaabiliyyetle- ri inkâr olunamayan münevver fikirli ihvanımızı da şepat ve tarikatın hayat suyu ile diriltip bedenlerini İslâm nu ruyla nurlandırsın, âmin... 1 9

