Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
^İ 3 „fi?^ «Âhirette ise muti olan kullarına cennet ve cemâ lini ihsân buyurucudur.^ £ nHamd u sena Allah Zü’l-celâl Hazretlerine mah sustur kİ, ¿dlÜl Zjj Bilcümle âlemin Hâliki Razikı, Mürebbîsidir. _ft?\)\ ^¿>^>11 Rahman ve Rahîm’dir. ¿¿Jl ^ JJC Yevm-i kıyametin Mâlik ve Melikidir. Her kesin gözü O'nun lütuf ve keremindedir. JJUÛauJ DÜIÎ a^ ¿jCl Allahım yalnız sana ibâdet eder, ve yalnız senden inâyet bekleriz. IaaJ Bizlere hidâyet eyle ¡►¿Lll }?C^\ cennete müntehi olan doğru bir yolu ^‘lp cJLiil ^JJ| Ll' yâni in’âmzna nâil olan enbiyâ ve evliyanın sülük eyledikleri şeriat ve tarikat-ı mutahharayı ûJuJI 7? ^f^ j^ müstahıkk-ı gazab' olanların kezâlik doğru yoldan sapan yehûd ve nasârâ yolunun gayrı. Musallı bu suretle Fâtiha-i Şerîfe’yi kıraattan sonra iste diği bir sûre dahî okur. Ve Cenâb-ı Hakkı ta’zim makamında rükûa gider, kendini küçültür. f»^' <jİj ¿^4“ söyler ,yâni büyüklük Zât u Eceli u A’- lâ’sına mahsus olan Hazret-i Allahtı kâffe-i nakayıstan ten zih eyler. diyerek rükûdan kalkar, i secdeye varır. Ma’lûm ola ki efâl-i ıbâd içinde en ziyâde şâyân-ı kabul olan şey mahviyettir. Yani bir insan kendini hakir, sagir, nâ çiz bir mahlûk olduğunu, ve her nesi varsa Cenâb-ı Allah’ın mal ve mülkü bulunduğunu bilmektir. Secdeye varmak, yer lere kapanmak hâk ile yeksân olmak ise filen mahviyet-i mez- kûre’yi timsâl etmekte olduğu gibi kavlen dahî 62

