Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
Cenâb-ı Hakk’ın emrine itaat, nehrinden ictinâb her mü’- min için mümkinâttan olduğu halde bir tarîkat-ı aliyyeye in-" tisâbdaki gaye ve maksadın neden ibâret olduğunu suâl bu yurmuş idiniz. Cevaben ifâde olunur ki: Kutb-i Rabbânî ve Gavs-ı Samedânî Abdulkadir G ilânı Hazretleri ile bir hayli eâzım-ı ricâl-i tarikat ve şe riatın müellefâtında ¿liahl „¿¿fi İ çh ^ ^ kaziyyesi, hadis-i şerif-i Nebevi olarak ifâde ve beyan buyurulmuş ve bunun sıhhat-i ma’nâsı ise müteaddid âyât-ı kerîme ile kesb-i sübût eylemiştir. Ez-ân cümle Hakk-celle ve alâ- Hazretleri •ıhı Ijh ^f Sİ fi fi. C 3 hi fi buyuruyor. Yâ ni ey benî Adem! Delâil-i akliyye ve nakliyye ile size emret medim mi şeytana ibâdet yâni emirlerine itaat etmeyiniz. Demek ki, şeytan kuvve-i müdâfaadan âciz bulunan bir mü’mine karşı sıfat-ı âmiriğeti takınmak ve ilka-i mefâsidtile itâat-ı Mevlâ’dan alıkoymak hususlarını kendisi için mukim bir vazife ittihâz etmiş ve te’sirini bile müşâhede eylemiştir. Binâenaleyh ûji?^! ^ ^ âyet-i celîlesiyle sâdıf olan emr-i İlâhî ye imtisâlen bir tarîkat-ı aliyyeye dehâlet ve o tarîkat-ı aliy- ye’de mevcûd olan ekâbir-i ümmetin imdâd-ı rûhâniyyeleriyle kesu-i kuvvet eylemek zarûrîdir. Zira, [4l? j^ 'oa J>i Cr* buyurulmuştur. Şüphesiz bir in san cemâat-ı sufiyyeye muhabbeten iltihak’eder ve zikir ve fikirlerine iştirak eyler ise onlardan ma’dûd olacağı gibi mah-

