Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
^ffi S 8 finden mahrum ve havâss-ı mâddiyye ve ma’neviyyesini beş- on gün kabilinden bulunan saâdet-i dünyâya mahsur eden bir gümrâhın terbiyesine tesadüf eder ise bilâkis dâll ve mudili olur, gider. Hal böyle iken cerâid-i islâmiyyenin birinde mü- tâlaa-güzâr-ı fakiranem olan bası fıkralarına tesadüf olunu yor ki hakâik-i ümûra vâkıf olmayan bir takım şebân-ı üm met ve nev-resîdegân-ı milletin akaid-i islâmiyye ve müesse- sât-ı mezhebiyyelerini târ u mâr etmeye medâr-ı kâfidir. Meselâ birisi: «Bizde esâsen asrın ihtiyâcatıyla, terakkı- yâtıyla mütenâsip bir tahsil ilmi var mı? Ne gezere Bir. diğe ri «Frenkler. daha, ondokuz-yirmi yaşına girince hakîkaten as- hâb-ı zekâvet iseler, âdetâ birer allâme olurlar.» Bir diğeri da ha: «Rudlo gibi dühât o sinn-i evvel-i şebâbda mûcid-i muh teri bir dühât oldular». Biri daha «Hiç bizden bu nev-i ulûm-i hafâkiyye ve tecribe-dîde allâmeler, ilmi cihâna teslim ettiren allâmeler yetişti mi? İşittiniz mi?» Bu ise kinâye değil sa rahaten millet-i muazzama-i islâmiyyenin kemâlât-ı beşeriyye ve meziyyât-ı ilmiyye ve ameliyyeden bînasîb olduklarını i’ti- raf eylemek demektir. Fi’l-vâkı terakkıyât-ı hâzıra-İ sınâıyye- lerine ve teshîl-i maişetlerine hadim olacak muhteriât-ı fen niye ve muâmelât-ı ticâriyyelerine bir diyeceğimiz yoktur. Lâ kin şunu dahî ilâve-i makal edebiliriz ki, milel-i mezkûrenin hâiz oldukları mükemmeliyet-i fenniye ve tahsil eyledikleri meziyyât-ı maddiyelerinin üssü’l-esâsı yine o avârif-İ islâmiy- yeyi teşkil eden maârif-İ mükemmele-i ma’kuleden muktebes bulunduğunu isbat için hüküm ve kuvveti hâiz âyât-ı kerîme ve ahâdîs-i şerife gibi edille-i katıa ve berâhîn-i sâtıamız pek çoktur. Ra’nâ, bilinmelidir ki, fazâıl-i maddiye ve mâneviyyenin menbaı âyât-ı kerîmedir. Umrân-ı mülk ü milletin yegâne muallimi yine âyât-ı kerîmedir. Hem de öyle bir âyât-ı kerîme ki, hâlisan min-indillâh olduğu bugün Fransa’da ta’zîm ve tebcil ile yâd olunan âlimlerin i’tirâfıyla iktisâb-ı sübût ey lemiştir. Sahâif-i tarihiyyeden müstebân olduğu misillû ey- yâm-ı câhiliyyetin yek-diğeri hakkındaki tecâvüzât-ı vahşiyâ- neleri terbiye-i insâniyyeden beyne’s-semâi ve’l-arz baîd olan muâmele-i rezîlâneleri meşhur ve müsellem iken envâr-ı is- ti i 1 » p 46

