Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
âyet-i ce- hadîs-ı şerifi âyet-i kerîmesiyle İS H 138. Mektub ^ H Ki £5 & M Bundan sonra: ^^ Jj-^b J?M lîlesiyle tebşir buyuruyor. Ma’amâfıh: 'öÇil, Jl/Vlü vefât ederse : & I el-Ma’rûz: Mektûbunuzu aldım. Riyâ, kibir, ’ucüb, kîn, hıkd, hased, ’adavet gibi nefs-i emmârenin ahlâk-? zemîme ve etvâr-ı kabî- hasından şikâyet ediyorsunuz. Evet hakkınız vardır. mâ-sadakına vâkıf olup da şikâyet etmeyen bir ferd var ise o da istikbâlini düşünemeyen ya bir çocuk veyâhud bir mec nûndur. §u kadar var ki tezkiye-i nefs ve tasfiye-i bâtın gibi bir maksad-ı aksânm bir selâmet-i ’uzmânin bir sa’âdet-i ebe- diyye-i uhrânın bir ’ıllet-i ğâiye-i evliyânın az bir zaman zar fında husulünü zanneylemek doğru olmasa gerektir. Zira bir hoca veya doktor olmak için medâris ve mekâtibde on-onbe- şer senelik bir müddet sa’y ü ğayret-i mütemâdiyede bulun mayanların maksadlarına nâil olamayacakları bedîhîdir. Hakk -Celle ve ’Alâ. Hazretleri Kitâb-ı Mecıd’inde: lÎL ¡^'j^ lij ijjaLİ- ¿<5 G buyuruyor. Şu halde hidâyet-i mu- vâsalaiı nefs ü şeytan üe mücâhedeye ta’lîk buyurmuş, oluyor. İşte ancak bu mücâhede sâyesinde nefsi, emmârelikten, levvâ- melikten^mülhimelikten kurtarıp derece-i itmi’nâna isal edil mesini irâde buyuruyor. tarîkat-ı ’aliyyeye henüz intisâb eden mübtedîler için büyük bir ümîd, büyük bir beşarettir. Meselâ: Beytullahi’l-Harâm’ı ziyaret maksad-ı hâlisâne- siyle ’âzim-i râh olan bir mü'min ziyârete muvaffak olmadan mübeşşer olduğu gibi tezkiye-i nefs niyyet-i hâlisasıyla tarî- kat-ı ’aliyyeye sülük edenler dahî ömr ü zamanın ’adem-i mü saadesinden nâşî arzularına bi-hakkın nail olmadan sefer-i âhiret zuhur ederse kezâlik niyyeti mukabilinde me’cûr ve mü- sâb olacağı şüphesizdir. Binâenaleyh Cenâb-ı Hakk’ın pek kıy metli olan bu lütf u ihsanına mukabil mübtedîler azîm teşek kürde bulunmalıdır. 376

