Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
0 99. Mektub İS İhlâs-ı mücesseme ve muhabbet-i mu’azzama ıtlâkına se- zâ olan 15 Ağustos 321 tarihli iltifat-nâmeniz bu defa dahî müştâk-ı visalinizi dilşâd eyledi. İhlâs ve muhabbet-i kâmilenin ma’nâsını tamamıyla biz- lere bildiriyorsunuz. Lâkin ne çâre ki ihtiyâr oldum. ’Amel- mânde oldum. Hazret-i Pîr’in dünyâda bulunduğu vakit, be den mevcûd olduğu bir zamanda ihlâsınız gibi bir ihlâsa mâ lik olsaydım düdüğü çalmış olurdum. Şimdi zaman sîzindir, fırsat sîzindir. Bu gibi bir i’tikâd ile taşa müteveccih olsanız ’azîm bir füyûzâta nâil olursunuz. Tebrik eylerim. Hakk Te’- âlâ Hazretleri bu âciz kulunu taklîd suretinde bırakmasın. Sa hih bir muhabbete mâlik buyursun. İhtiyarlık zamanının yalnız bir hâlini seviyorum. O da bundan ibârettir. Ekser evkât hatıra geliyor ki vakit bitti, rihlet zamanı takarrüb etti. Şimdiye değin dünyâ için çalış tın. Belki ma’kûl idi. Lâkin bundan sonra ne olacaksın? Genç- mi olacaksın? Hüşyâr olmalı. «İrci’î» emr-i celîl-i İlâhîsi icâ- bınca vâkî’ olan da’vet-i Hakken icâbeti için müheyya olma lısın. İşte bu gibi şeyleri düşündükçe nefs müdâfa’adan iz- hâr-ı ’acz ediyor ve ma’kûl bir cevâp bulamıyor. Cenâb-ı Hakk cümlemizi muvaffak buyursun. Gaflette bırakmasın âmîn... & V jf?i i fert 282

