Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
li sinden sisleri men’eden ne gibi şeylerdir. Acebâ dârü’l-fenâ-yı dünyâda bâkî olmadığınızı ve dârü’l-bakâyı ukbâya intikâl et meye mecbur bulunduğunuzu ve bâ-husûs elinizde meveûd o- ' lan bilcümle emvâl ve eşyadan yaldız bir kefen miktarım alıp şâirlerinin terki üe mahkûm olduğunuzu bilmediniz mi? Mu hakkak biliniz ki, elinizde meveûd olan mal ve servetten ay rılacaksınız. Cenâb-ı Hayy-ı Bâkî muhâllefâtınızı istediği kul larına ihsân eyler. Sîzler dahî nâil olduğunuz fırsattan mah- rûm olarak terk-i hayât edersiniz. Âyât-ı celîlenin sâha-i tef sirinde meveûd olan kemâl-i vüs’at noktad nazarından burada " dahi birkaç ma'nây-ı mühimmeye işâret vardır. Birincisi: Kirâhânelerinde ikâmet etmekte olan müste’- cirîn, bir hâneden diğer haneye naklederken bütün eşya sını kendisiyle götürüp sevgili emvalinden birşey terketmeye- ceği ma’rûf ve müteâref olduğu halde her şey e muhtaç olan hâne-i kabre gidenler sevgili eşyâlarından kısmen olsun bir şeyi berâberlerinde götürmemeleri cidden şâyân-ı tdhayyür ve tahassürdür. İkincisi: Cenâb-ı Hakk’ın kendi kullarına emaneten ih san buyurmuş olduğu emvalden ayrılacağı câ-yı İştibâh de ğildir. Şu kadar, var ki, it’âm-ı fukara, iksâ-yı zuafâ, inşâ-i me- sâcid, ihyâ-yı meâbid ve bâhusûs izzet-i İslâm ve kuvvet-i ehl-i îmân, için vücûdu vücûb tahtında bulunan edevât-ı harbiyye ve vesâit-i nakliyyeye sarf ve muâvenet sûretiyle olan =mufâ- rakat-i emvâl acilen olsun, eğilen olsun çâlib-i medh ü sevâb olacağı bedîhî iken mahzâ hısset-i tabîat ve denâet-i cibilli yet yüzünden veyahut âyât-ı Kur’âniyye ve ehâdîs-i Pey gam. beriye adem-i i’timâd cihetinden şenâ’at-i buhlü şerâfet-i se mahat üzerine tercîh edenlerin yâni fazla-i emvâlini kısmen olsun vücûh-ı mezkûrenin birisine sarfetmeyerek âkıbet, mevt ile mufârakat eyleyenlerin müstahıkk-ı azâb ve ’ıtâb olmak*- tan havf u tevakki eylememeleri hakîkaten câ-yı teessüf ve telehhüftür. Mevlâm cümlemizi o sırât-ı müstakimden ayırmasın, âmîn. i 30

