Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
92. M e kşt u b Bu mektubunuz pek tatlı idi, pek tuhaf idi belki de ethaf idi. Vaktim müsâit olmadığı halde bir iki satırın takdimine mecbur oldum. §öyleki, Hâlinizi hiç beğenmeyip Baştankara Hoca Efendi’nin zi- - yâretine gittiğiniz bir gün me’mûlün hilâfında bir iltifata bir tahsîne nâiliyyetiniz dâ’î- hayret olduğunu yazmış idiniz. E-1 vet bu gibi ahvâli birinci def’a müşâhade eyleyen zât fevkal âde bir hayrete, bir hicâba, bir izdırâba dûçâr oluyor, sebebini de asla keşf ve müşâhade .edemiyor. İşte size teveccüh eden şu hâli tasvir ve takdir edince fevkal’âde sevindim; güldüm ve hayır du’âda bulundum. Çünkü Hakk Celle ve ’Alâ Haz- retleri’nin evvelâ îman, sâniyen akl-ı irfân, sâlisen eczâ-yı be- deniyye ve kuva-yı ma’neviyye gibi kıymeti takdirimizin fev kinde bulunan ni’am-ı celîle-i Rabbâniyyesinin edâ-yı farîza-i teşekküründen ’âciz hem de mukassar olan bir insan kendisini' gâyet mücrim, gâyet günah-kâr, gayet şerm-sâr, görmedikçe âferîn kazanamaz, makbûl-i Bâr-gâh-ı Vahdâniyyet olamaz. Bütün mevcûdiyyetinin vedî’atullah olduğunu bilmedikçe Vâ- cibü’l-vücûd Hazretleri’ni tevhıd edemez. Şirk-i asğar’dan ne- cât bulamaz. ^1 <_jS ^.li 'f ^JS ^^ buyurulmuştur. Hazret-i Allah Zâtınıza îman-ı hakîkî, tevhîd-i hakîkî ih san buyursun, sûret-i îmandan bütün bütün halâs eylesin, â- mın..

