Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
88. Mektub Bu defa dahî gayet âb-dâr ve gayet ma’ni-dâr olan bir kıt’a iltifat-nâmenize nâil olduğumdan dolayı kendimi tebrik eder ve Zât-ı sadıkanenize teşekkür eylerim. Mahdumun has talığından ve mu’âtebe-i dâhiliyyeye tahammülün güçlüğün den ve tedbîrinizle hareket etmeyen itabçılarin haksızlığından bahs ü beyân buyurmuş idiniz. Cenâb-ı Hakken sun’una ve sevdiği kulları hakkındaki imtihanına ve sırr-ı hikmetten bî-haber olan bir takımlarıyla içtimâ' ettirmesine türkü arap, arabı acemle bir arada bulun durmakta olmasına ne demeliyiz. Her ne kadar Hazret-i Mûsâ Aleyhi's-selâm ■ ¿£i ^1 ^a ¿1 buyurmuştur. Lâkin doğ rusu bu gibi tecellîler fakirinize gayet güzel gözüküyor. ç^/e-J.1 <_>J^ hatıra geliyor. Mahbûb her ne kadar eza cefâ ederse sâdık olan âşık hoş görmelidir. Öyle değil mi ya! Bir ğamm-ı kederden rahat etmek arzû edenler mevti ihtiyar etmelidir. \^ ¿| jj- |^ makâmına dâhil olmalıdırlar, Ta- rîkat-ı aliyyede seyr ü sülük edenler sa’y ü gayretlerine ve bâ-husûs isti’dadlarına mürşidlerinin dahî muhabbet ve ilti- fâtı inzımâm ederse makamlarının te’âlî edeceği tabî’îdir, Ce- nâb-ı Hakk ve Feyyâz-ı Mutlak Hazretlerinin mahz-ı ihsâniy- le bir sâlik makâm-ı mevte nâil olursa gam ve kederden salim ve ¿¿U ^J ^X Ü> ^ ¿mjl ¿1 ^i Mrnna mazhar olur. Mevlâm sizi ve bizi bu ’âlî makâma vâsıl buyursun. 260

