Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
5. M ek t u b ^j^j^f^j cj^a^*J'ı lJ^j^j 41İJ 4Uİ J*1*“ c^ I^ajlü *j/ I. ^^\J ^y Bu âyet-i celîle müzminlerin sebeb-i necât ve bâdî-i dü- hûl-ı cennâtı olan sadakâta bihakkin riâyet etmeyen kûteh- nazarân-ı ümmetin hâlinden istiğrâb sûretiyle fermân buyur muştur.' Evet hakîkaten ağniyâ ve ashâb-ı servetin infâk fi- sebîli’l-lâh hususundaki tesâmüh ve tehâvünü cidden şâyân-ı teessüftür. Zîra Aleyhissalâtü vesselam Efendimiz Hazretleri: J*^ ^ 2??^' Ya’ni «bahıl olan kimse kable’l-azâb cennete dâhil olamaz.» buyurmuşlardır. Kezâlik j^l ûî ^=r fk^b ûi 43J-JI «sada ka ramazan-ı şerifin gayrında, vâki olan sıyâmdan efdaldir. Savm ise insanı nâr-ı cahîmdan vikâye için kalkan makâmın- dadır.» buyurmuş olduğu gibi zekât hususunda dahî öLSjîl Sn öjiLjij jiiSı ^ı.jiu Yâni «zekât vermeyenlerin iman ve salâtını Cenâb-ı Hakk şa- yan-ı kabul buyurmaz.» Kezâlik «Malının zekâtını vermeyen yevm-i kıyâmette nâr-ı cahîmdedir.» meâlinde bir hayli ehâ- dîs-i şerîfehin vârid olduğu din-i mübîn-i İslâm sâyesinde a- zâb-ı elimden kurtulmak emelinde bulunan erbâb-ı ukûlün ma’lûmu olsa gerektir. Şu mukaddimeyi, şu hakîkat-i mücessemeyi serd ü be yândan sonra biraz dahî-âyet-i celîleden murâd olan hulâsa-i ma’nânın terceme ve tefsirini beyân edelim. Ma’lûm ola ki Cenâb-ı Hakk-celle ve alâ-Hazretleri’nin ^‘^1 ^ Lj cümle-i cemilesinde vâki olan hitâb-ı müstetâbı umûm ehl-i imâna karşı bulunduğu câ-yı iştibâh değildir. Yani ey cemâ’- at-ı mü’minîn, mâl-i dünyânın sûret-i sarfı ile sarfında mev- cûd olan fevâid ve muhassenât bir hayli âyât-ı beyyinât ile teb liğ ve isbâttan sonra infâk fî sebîlillâh mesfele-i mühimme- 28

