Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
61. Mektub 331 Müştâk-z visal ve teşne-i zülâl-i cemâlinize ihsân buyurul muş olan leâl-i fâiku’l-emsâl ve nâme-i nâmî-i ’âli'l-âle mu kabil îfâ-yz vazîfe-i şükrânz kâl ü kalem ile muhal-ender mu . hâl görmekteyim. Rabbim Tebâreke ve Te’âlâ Hazretleri Zât-z ’âlînizi «Lâmv’ın fethaszyla olan Muhlesîn güruhuna idhâl ey lesin. Li-enne’n-Nebiyye’l-Mükerrem -sallallahu aleyhi ve sel- ; lem-ka^_- —=-------------- ~ —------ - ~ ' hadîs-i şerifinden müstebân olduğu gibi ümûr-ı dîniyyesini öğ renip mucibince âmil ve ’amelinde muhlis olanlar dahî hatar-z ’azimden salim olamıyor. İddi’â-yı ’ubûdiyyetini beyyine-i sabr ü sebat ile isbât etmeyen ve istimrara delâlet eden sîğa-i mef'ûl ile muhles olmayan mü’min mukarrabîn’den ma’düd hadîs-i şerifi dahî bu md’nâyz mü’eyyiddir.. Şu kadar var ki zühdden maksad zühd-i sûrî değildir. Belki muhabbet-i mâ- sivânzn.selbi ma’nâsına olan zühd-i kalbidir. Kaale’l-Gavsü’l- A’zam Seyyid Muhyiddîn Abdülkadir el-Gîlânî-ra- dıyallahü Te’âlâ ’anK ’ kısesinde bir miktar nukûdu var câizdir. Hânesinde bile fazla nukâdu var o dahî câiz.yalnzz, kalbinde olur ise ya’nî mahbûb ittihaz etmiş ise câiz değildir. Zira Cenâb-z Hakk hâne-i mu habbet olan kalbi yalnız kendi muhabbeti için tahsis buyur muştur. . ' t i 216

