Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
55. M e ktub Yâni Genâb-ı Hakken sevgili kulları hav] u haşyetten ibti- lâ-yı küdûretten salimdirler. Bir insan kendini Hakk Teâlâ Hasretlerine sevdirmek isterse âl ÎSCâtf jJJÛâl "J1Î aI 'li âyet-i celılesiylef Kî 7< & ¿l/j ¿.X- âl Ci £y£ hadis-i şerifinden öğrenmelidir. Yâni tezyîn-i zahir için Aleyhi’s-salâtü ve’s-selâm Efendimiz’in şerîat-ı mutahharasına ve tezkiye-i bâtın için tarîkat-ı aliyye- sine ittibâ eylemelidir. Nefs-i emmâresi hiçbir kay d ile mukay- yed olmamak daha doğrusu şeriat ve tarikatın ahkâm-ı celîle- leriyle mahkûm olmamak fikrinde bulunanlar «Cenab-ı Hakk salâhımı murad ederse sâlih olurum, etmezse olmam.» tarzın da kaçamak ve o suretle bir avukatlık yapmak isteyenler ek sik değilse de, lâkin emin olsunlar ki, kendilerim aldatıyorlar. Zirâ bu misillû da’vâlar âyât-ı kerîme ve ahâdîs-i şerîfenin mantık-ı münîfelerine külliyen muhâliftirler. lil '^^1 l^ l/âl> â^J Yâni «bizim hidâyetimiz kulların mücâhedelerine vâbestedir». Maîşet-ı dünyeviye hakkında isti’mâl eyledikleri, J^JÎ* ^ ¡jJ â'j âyet-i kerimesi dahî maîşet-i uhreviyeye âid bir hakikattir. Hakk - celle ve, alâ - Hazretlerinin muhabbet ve merhamet ve inayetine mazhariyet için Fahr-ı risâlet olan - aleyh’/s-sa- lâtü ve’s-selâm - Efendimiz Hazretlerine mütâbaatin şart itti hâz buyurulmuş olduğu âyet-i celîle-i sâbıkadan müstebân ol duktan sonra bir takım evham ve hayâlâta uymak ve olur ol maz ihtimâlât-ı baîde ile müteselli olmak kâr-ı akil olmasa gerektir. Âkıl-ı kâmil olanlar herbir ihtimâle karşı hâzır ve müheyyâ bulunacakları tabiîdir. Mevlâ’m cümleye bir akl-ı kâmil ihsân buyursun âmin. îîîis 188

