Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
1. İlmeT-yakîn: Cenâb-ı etmek. Veya herhangi MA'NEVÎ İRTİBATIN DEVAMI Duyduklarınıza istinaden hâsıl olan muhabbet ve ilti fatınızın devam ve bekâsına delâlet eden inâyet dolu mek tubunuzu iftihar diliyle okudum. Akli ve nakli delillerin mahsûlü olan ilme’l-yakîn1 in bu derece metâneti haiz ol- duğuna şükrettim. Çünkü sûfiye hazretlerinin ilmeT-ya- kîn’e itinâ gösterdiklerini ve bir sâlikin hakikat yolundaki seyr u sülûkünü kolaylaştırıp ilerlemesine imkân hazırla yan ayne’l-yakîn2 i gerekli gördüklerini şüphesiz bilirsiniz. Bunun-is e cismânî olarak görüşme ve mâ’nevî rabıtaları sağlamlaştırmakla meydana geleceği sizce de malûm olsa gerektir. 2, Ayne'l-yakin: Herhangi bir varlığı gözle görüp tanımak ya Cenâb-ı Hakk’ın tecellîlerini görerek O’na yakınlık zanmâk. Mevlâna Celâleddîn-i Rûmî Hazretleri’nin: «İstidlal ile hareket edenlerin ayağı tahtadan olur. Tahtadan ayak ise çok temkinsizdir.» tâ arifane beyitleri sözümüzü isbât için açık bir delildir. Bi nâenaleyh beni görmediğiniz halde hakkımdaki hâlisâne hislerinize karşı şükranlarımı arzeder, uzun senelerden be ri devam edegelen bu ihlâs ve muhabbetin başarınıza baş langıç olabilmesi için merhametlilerin en merhametlisi Yüce Mevlâ'ya yalvarır, niyazlarımı sunarım, Ve’s-Selâmü aleyküm. i 3 ve- ka- Hakk’a ilim yoluyla yakınlık peyda bir şeyi ilim yoluyla tanımak. 177

