Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
FÜYUZATIN BAZAN GÖRÜNMEMESİ Bizatihi hiç kimseden bana hayır yok. Hiç kimseden de ümidimi kesmiş değilim. Kendi hâlime baktığım zaman Baştanbaşa tek dâne bile değilim. İlâve olarak Mevlânâ Câmî Hazretleri’nin bir beytini kendi tahmisimle beraber mütalâa buyurunuz: Baka, bahçesinde ne gül oldum ne diken, Ne fena şarabının sarhoşuyum ne de ayık Kendi değerimi tarttım ve evet dedim: Ben hiçim hattâ hiç bile değilim. Ne hiçten ne de hiç bile olmayandan hayır gelir. Tatlı dilinizden damlayan belagat damlacıkları ma’- nevî duygularımı sevinçle doldurdu. Misk kokulu yazılar yazan kaleminizden akan zarif katreler hayalhanemin de rinliklerinde beni iftihara garkeyledi. Cenâb-ı Kâdî'l-hâ- cât -celle ve alâ- Hazretleri kalbinizi feyz kaynağı, cisminizi - zaferlere mazhar buyursun, âmin. Adımı, Hazret-i Mevlânâ’nın feyz kaynağı olan istira- hatgâhında anmakta olduğunuzu müjdelemiştiniz. Mem- nûn oldum. Blhassa teşekkür eder, büyük mükâfata nail olmanızı dilerim. Murâkabe esnâsında feyz eserlerinin yokluğundan meydâna gelen ümidsizlikle beraber, kalbi sırlar ve ruhî hallerden hoşnutsuzluğunuzu anlatan güzel cümlelerinizi de mütâlâa eyledim. Cevap olarak Hazret-i Şâh-ı Nakşbend Efendimiz’in iki beytini yazıyorum: Bu beyitlerden anlaşılıyor ki, tam feyiz, feyzin görül mesin^ münhasır değildir. Tarikat ulularının bir kısmı feyz eserlerinin yokluğundan ve tam mahviyet sayesinde değersiz bir mahlûk bulunduklarından bahsetmişler ve bu suretle de tarikat sâliklerini irşâd ve yüksek marifetlerin den hissedar etmişlerdir. Bakî, es-Selâmü aleyküm. 175

