Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
sırrım istirham 48. M e k t u b İki gece mukaddem zât-ı âlîlerini rü’yâda gördüm fTâife-i âliyenizi rü’yâda gören hayra, nail olur» cümle-i cemilesi dar- bu’l-mesel hükmünü almış olduğu ma’lûmdur. Dâîleri dahî hamdolsun o günün ferdası ihtimâl-i baîd ile muhtemel olan bir hayra mazhar oldum, teşekkür ederim. Cümle-i mu’teriza kabilinden olarak şu hakikat ifâde o- lunduysa da takdim-i arizadan maksad-ı âcizane bu değil bel ki gördüğüm rü’yânın bir dereceye kadar beyân-ı ulviyetidir. Şöyleki: Âlem-i ma’nâda vâki olan muvâsalat-ı ma’neviyede hissettiğim mesrûriyeti, nail olduğum mahzûziyeti on.-onbeş sene müddet ma’şûkundan ayrılmış, mahbûbundan mehcûr ol muş bir âşık-ı sûhtenin bir vâmık-ı efrûhtenin hengâm-ı vi- sâlindeki hâl u şânına, ihtisâsâtına teşbih eylesem mübâlâga etmemiş olurum. Zira uruk ve a’sâbımızda mevdû min-ındil- lâh olan muhabbet, karâbet, meveddet, münâsebet mürûr-i za man ve teâkub-i rûzân u şebân ile sehâb içinde mestur olan bir âfitâb gibi olduğu halde gece yarısında böyle bir âfi-tâbın tu- lûu ve kuyâ-yı bâtına-i hîşânemizin tenviriyle husûle gelen ib . tihâc-ı dervîşânemizin tasviri için bu gibi teşbihlere hakikat nazarıyla bakmak iktizâ eder. Likanızla çend münevver olan gecemiz karanlık bir sabaha mübeddel olundaysa da hizâne-i hayâlimizde in’ikâs eden cemâl-i bâ-kemâlinizin te’sîriyle tûl-i müddet hoş-hal ve belki birkaç saat karîru’l-ayn ve'l-bâl ol dum. Deavât-ı hayriyenizi isâl-i serâ-perde-i Rabb-ı Müfeâl ey ledim. Cenâb-ı Hakk’a emânet olasız Efendim. Rü’yâyı yazarken, l^ij IjjG liĞ jiü ’^¿11 kudîs-i şerifi hatırıma gel di. Yâni ((insanlar hâb-ı gaflettedir. Ba’de’l-mevt müteyakkız olurlar.» Fi’l-vâkı dünyanın hâb u hayâl olduğunu ve şâyân-ı i’timad bulunmadığını insana öğreten mevttir. Şu kadar var ki, Cenâb-ı Hakk’tan, edelim ve o sâyede istikbâlimizin te’minine muvaffak olalım. Baki esSelâmu aleyküm. 170

