Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
J 46. M ek tu b Maşnk-ı efkârınızdan tulü eden parlak bir cümleyi şâmil bulunan iltifat-nâme-i muhâlasat-ı allâmenize bu defa dahî nâil olup tekrar tekrar mütâlâa ve lâzım gelen deavât-ı hayri- yenizi tezkâr eyledim. Okudukça kendi kendime ta’n u teşnı- ederek kuvvet ve kudretim var iken niçin böyle bir mürid o- lamadığıma hayli müteessif bulundum. Gençlik zamanında böyle bir mürid olsaydım şu ihtiyarlıkta muhakkak kâmil bir şeyh olurdum. Yâni şeyh olduğuma kanâat hâsıl ederdim. Böyle ye’s içinde bulunmazdım. Çünki şimdiki meşihatım yal nız ihvân-ı kiramın bir hüsn-i zannı üzerine deverân ediyor. Ondan mahrum olursam arayerde birşey kalmayacağına em niyetim ber-kemâldir. Ey birâder-i nîkû-seyr, geceleri kalkıp semâya nazar eder iken tulu eden yıldızları sîmâ-yı fakirâneme teşbih etmek ve cehennemde bile olursam fakirinizden ayrılmamak için Ce- nâb-ı Hakk’a tazarru eylemek ve fakirinizle bulunduğunuz takdirde, cehennem değil gül ü gülistan olacağını muhakkak bilmek ve buna müşâbih olan birçok hakikatleri nereden bul dunuz? Bu çiçeklen hangi bir bâğ-ı İrem’den topladınız? Doğ rusunu söyle, bu fikirlere Eren ve erenler köyünde zafer-yâb olmadınız mı? Meşâmmınızı oraların gülleriyle ta’tîr etmedi niz mi? Ve bu deste gülü o bağın mahsûlünden Erbil’e gön- dermediniz mi? ,& Jj ,U-I IJ*s , O bağın sâhibine bir çok arz-ı teşekkür, o bağın hâmîsine arz-ı tahıyyât eyle rim. O bağın ve o bağ-bânın devamı için edilen duaları Ce- nâb-ı Hakk, şâyân-ı kabul eylesin âmin. Bâki es-Selâmu aley- küm ve rahmetullahı ve berekâtüh. Kİ $ ¡' 166

