Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
MURÂKABE VE TEFEKKÜR i! Dervişane mektubumdur. Ayrılık derdini anlatmak, iştiyakımızı izah etmek için ifâde vâsıtalarına şiddetle muhtâc olmakla beraber, şaş kınlık ve yokluk vadisinde koştuğum bir zamanda fakîrâ- ne hâlimi anlatan gerçek arzum olan sıhhat ve afiyetleri ni müjdeleyen bir kıt’a özlem ve iltifat dolu mektuplarını zı sevinçle alıp iftihar gözüyle okudum. Allah Teâlâ sizi eh iyi mükâfâtlarla mükâfatlandırsın. Beyan ve serdettiğiniz hakikatlerin hepsi duacınızın hâlini ifâde ediyordu. Bu itiraz kabûl etmez. Misk kokulu yazılar döktüren kaleminize ulaşmış olmasaydı bende mevcûd olan hasret bundan ziyâdedir, sözünü söyleyebilir dim. Fakat teşekkürlerimi beyândan başka birşey ifâde edemem. Cenâb-ı Hakk kevser suyuyla mükâfat buyursun, âmîn. ■ Gördüğünüz sâlih rü’yâ pek güzeldir. Süt imandır Hamdolsun kemâl-i imân için bir müjdeye ulaşmışsınız? Şu kadar var ki, bundan sonra mübarek ve husûsi zamanlar da, yirmidört saat zarfında birkaç def'a kalbi bir çanak biçiminde tasavvur edip Cenâb-ı Hakk'ın nûr ve feyizleri ne karşı tutunuz. Zikretmeyiniz. Bu murakabe-i Ahadiy- yet’i1 zikre bedel' olarak yapınız. Sükûnetle zikir yap madan tefekküre devam ediniz. Bunu istediğiniz kadar devam ile ta’kîb ediniz. Kalb yukarı doğru olsun. Çünkü rahmetin inmesi yukarıda olan Arş cihetinden olur. Yok sa Cenâb-ı Hakk, cihet ve taraftan münezzehtir. Rü’yâda gördüğünüz büyümekte olan kehribar, bu murâkabeye işarettir. Diğer zamanlarda da zikir yapabilirsiniz. Fakat bu murâkabe zikirden üstündür. 1. Murâkabe-i ahadiyet için. bk. sh. 89, Artık sizi her halde ve işinizde Cenâb-ı Hakk’a Emâ net ederim Azizim. i £ F^ 159

