Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
39. M e k t tı b Şeriat-ı mutahhara hususundaki te’mînatı muş’ır bulu nan üçüncü iltifat-nâmenizden fevkalâde mahzûz oldum. A- hass-ı âmâlim ve zübde-i efkârım olan muvaffakıyet-i kâmile- leri hakkında deavât-ı hâlisânemi tekrar eyledim, Mukadde- mât-ı necatı ihsân buyurmuş olan Cenâb-ı Rahîm u Rahman makasıd-ı muazzamâ-i fevz u felahı dahî sehl u âsân buyur sun. Cümlemizi şâkiru’l-ihsan kullarından etsin ^3j j a Jj^i ¿il sırrına mazhar eylesin âmin. Şu makamda Şeyh Sa’dî Hazretlerinin bir beyti hâtırıma geldi. Şöyle ki i Bu beytin hulâsa-i meali şu suretle telâkki olunmalıdır. Yâni; Taravet-i âb, letâfet-i hevâ, burûdet-i kamer, harâret-i şems gibi envâr-ı ulviye ve ecrâm-ı felekiyyeyi sana muti ve musahhar ve bu suretle idâre-i maişet ve idâme-i âfiyetler tef inin ve mukadder buyuran Hazret-i Allah’ın lütf u ihsânım ve ta’dadı nâ-kabil olan iriâm-ı bî-pâyanını dâima tefekkür e- dip itâat ve teşekküründen gaflet olunmasın ki, o dahî iki ci handaki ni’metlerini müzdâd buyursun. Ma’lûm-ı âlîleri olduğu üzere Şeyh Müşârun ileyh sehl-i mümteni kabilinden olan bu beyti Allah için güzel söylemiş tir. Zira dünyada hangi veliyy-i ni’met tasavvur olunur ki, a’- zâ ve cevârihımızı sıhhat ve afiyetimizi nân u ni’metimizi Mev lâ’mız gibi yoktan var etsin versin. Hangi bir âmire tesadüf olunur ki, -velev bir neferin fevkindeki onbaşı olsun- defeât ile emrine itâat etmeyen bir neferini cezâsız bıraksın, afvetsin. Gaffâr olduğu gibi Kahhâr olan Zât-î Eceli u A’lâ’nın zîr-i idâ- resinde bulunuyoruz. Eczayı memâlikinde barınıyoruz. Hergün mâide-i in’âmında merzûk oluyoruz. Aklen, irfânen ve vicda nen her ihtimâle karşı emrine itâat ve vazîfe-i ubudiyeti ifâ ya gayret etmeliyiz. Ferdâ-yı kıyâmette ne olur ne olmaz.Rab- bi yessir ve lâ tuassir. Bâkî, es-Selâmu aleyküm. t 146

