Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
ÖLÜM NAKL-Î MEKÂNDIR J ! 30 Mayıs tarihinde yazılmış bulunan bir adet iltifat, do lu mektubunuza bu defa da nail oldum. Mahviyeti tama- miyle anlatan, tevazuu da lâyıkıyla öğreten o gönül açıcı mektubunuza mukabil Cenâb-ı Hakk’a hamd ü sena, size de hayır duada bulundum. Hak Teâlâ Hazretleri mahviye tinizi ma’nevî sarhoşluktan sonra kendinize gelme vesilesi kılsın. Alçak gönüllülüğünüzü mutluluk ve yücelmeye se- beb kılsın. — Kim tevazu sahibiyse Allah onu yüceltir,1 Hadîs-i şerifine mazhar eylesin, âmîn. 1. Ahmed b. Hanbel, İbn Mâce; Keşjü’l-hafâ, 11/317. 2. Keşfü’l-hajâ, 11/118 i Tirmizî, Taberânî. Nakşibendiyye tarikatının feyizlerinden biri olarak «ölüm endîşesi, mevhûm birtakım korkular içinde vücu dunuzun her tarafının titremesi ve kuvve-i zihniyyenizin perişanlığı gibi Hallerin külliyen zeval bulmakta olduğu nu» beyân buyurmuştunuz. Allah’a hamdolsun bu hal kâ mil îmanın parlayan güneş gibi kalp ufuklarına ziyalar saçmakta olduğunun işareti ve belki de onun müjdesidir. Nitekim Nebi -sallallahü aleyhi ve sellem-: Mü’min- ler ölmezler, ancak bir evden öbür eve naklederler, buyu ruyor. Mü’min-i kâmil için ölüm yoktur. Yalnız bir nakl-i mekân vardır. Yine ayrıca: Kabir ya cennet bahçelerinden bir bah çe veya cehennem çukurlarından bir çukurdur,2 hadîs-i şerifine bakılınca Cenâb-ı Hakk’ın muhabbeti ve tarikat vâsıtasıyla tasfiye-i kalb görmüş olan kardeşlerimiz için kabrin cennet olacağı, korku ve endîşelerine yer olmadığı açıktır. Hemen Hakk Teâlâ Hazretleri istikâmet buyursun. Himmet ve gayretimizi dünya gösterişinden tamâmeh çe virip, âhiret huzuruna kemâliyle yöneltsin, âmîn!.. . ’ 109

