Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
•104* c4iâ/ı^^/o/a//a^m’£ias/cm il'i, İdris'i, ZüT-Kifl'i de hatırla. Bunların herbiri sabre denlerdendi."5 Enbiya'nın baş tâcı Efendimiz (s.a.v)'e, Cenâb-ı Hakk: "Dediklerine Sabret ve onlardan güzel bir uzaklaşmayla uzaklaş."6 "Sana ne vahy olunuyorsa, ona uy ve Allah zafer hükmünü verinceye kadar sabret. O hakimlerin en hayırlısıdır." 7 İnsanları irşâd ve ıslah ta, tebliğ ve cihatta sabır emrolunmuştur. "Ancak imân edip de sâlih ameller işleyenler, birbirine hakkı ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır."8 "Talût'a bağlı bulunan mü'minler, Calût ve onun askerlerine karşı çarpışmak üzere çıktıkları zaman şöyle dua ettiler: "Ey Rabbimiz, üzerimize bol bol sabır dök, ayaklarımıza kuvvet ve se bat ver ve bizi kafirler kavmi üzerine muzaffer kıl."9 "Sıkıntıda, hastalıkta ve muharebenin kızıştığı zaman larda sabr-u metanet gösterenler, onlar, sadık olanlardır ve onlar takvaya erenlerin de tâ kendileridir."10 3- Mekruh olan sabır: Dinde mekruh olan haller kar- şısmda kaldığmda, ezâ ve mezâlime sabır mekruhtur. 4- Nâfile olan sabır: Meskenet ve mezellet, dilencilik gibi hallere sabır nâfiledir. Üç şey Cenâb-ı Hakk'ın hazinelerindendir; onu sev diklerine verir: . . 1- Fakr-u ihtiyaç 2- Hastalık 3- Sabır Enes (r.a)'den rivayet edildiğine göre, Peygamberi miz (s.a.v): "Bela her gün (nereye yöneleyim?) der. Al lah Azze ve Celle, ona şöyle hitâb eder: Dostlarıma, ba na itaat edenlere! En iyilerini seninle imtihana çekerim. Sabırlarını denerim, seninle derecelerini yükseltirim. Seninle günahlarım temizlerim. Rehâ yani ferah (nere ye yöneleyim?) der. Allah Azze ve Celle, ona, şöyle hi tâb eder: Düşmanlarıma, bana âsi gelenlere! Bununla,

