Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
•102« "Ben sizin en büyük Rabbinizim."’ diye tuğyan eden, Firavn ve Nemrutlaşan nefsin acı akibetine düşerek, kendisinden başka hiçbir kimseyi beğenmeyen kibir il leti haline dönüşür. Şehvet, başkasının elinde olan nimetin yok olmasına taalluk ederse, kendisinden başkasına hayat hakkı tam- mayan, kendilerini efendi, başkalarını koyun sürüsü kabul eden, kundaktaki bebekten tutun, savunmasız yaşlılara kadar masum insanları katleden, dünya serve tinin hepsi benim olacak sevdasıyla, hak-hukuk tanı mayan, mezmum hasetlik sıfatı zuhûr eder. Bu çılgın lıkların önüne geçerek aklı, malı, canı, dini, nâmusu ve bütün hukuku koruyacak olan sıfat, Habîb-i Kibri- ya'nın târifiyle, imânın yarısı olarak tanımlanan sabır ahlâkidir. İbrahim Havvas (k.s) sabrı: "Kitap ve Sünnet'in hü kümleri karşısında gösterilen sebattır." diye târif eder. Sabır, nefsi halka karşı şikayetten men etmektir. Sabır, dinî makâmlardan bir makâm, sülük erbâbının (Allah'a (c.c) kavuşma arzusunda olanm) menzillerinden bir menzildir. Dînî Makamlar: 1- Mârifet 2- Ahvâl (haller) 3- A'mâl (ameller)'dir. Mârifet itikatla alakalıdır. "İmân-ı Kâmil, kalb ile mârifet (tasdik), lisan ile ikrar, âzâ-i cevârihle amel ey lemektir." buyurur, Efendimiz (s.a.v). Ahvâl de, amelle ri doğurur. Marifet bir ağacm kökü ve bedeni, ahvâl da lı ve budağı, ameller meyvesidir. Sabır, ubûdiyetin bir rüknüdür.

