Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
C'fiâsıetâtyii&zı&elİK&t &as&m • 79» ahirettir) Allah'ın, emirlerini kılı kırk yararcasına tatbik eden, münevver yolun takipçilerinin bu dünyada aldık ları manevî haz ve lezzeti anlatmak için kullanmıştır M. Es'ad Erbîlî (k.s) (d. 1847). Allah (c.c)'a kulluğu engellemeyen dünya hayatı mezmum değil, muhteremdir. Mezmum (kötülenen) dünya, ahiret üzerine tercih edilendir. "Bu (tehdit), on ların dünya hayatını Ahiret e tercih etmelerinden (dün yayı ahiretten daha çok sevmelerinden) ve Allah'ın kâ fir bir kavmi hidayete erdirmeyeceğinden ötürüdür."11 Gazzâlî (rh.a) İnsanları Üç Kısma Ayırır: 1- Dünyaya bağlanıp Ahireti terkedenler. Bu zümre nin çoğunlukta olduğunu beyan eder "İhya" adlı ese rinde. 2- Dünyayı tümden terkedenler. 3- Dünya ve Ahiret'in hakkmı verenler. Makbul olan da bu üçüncü zümredir. Çünkü Halikı mız (c.c): "İnsanlardan bazıları da Yâ Rabbi! Bize dün yada bir güzellik, ahirette de bir güzellik ver. Bizi ateşin azabından koru derler."12 Dünyadaki güzelliğin ilim, amel, güzel ahlâk ve afiyet olduğu belirtilmiştir müfes- sirîn-i izam tarafından. Ahiretteki güzellik ise cennet ve nimetlerdir. Âl-i İmrân suresinin 14. ayet-i celîlesinde, "Kadınlar dan, oğullardan, kantar kantar altın ve gümüşten, ni şanlı atlardan, develerden ve ekinlerden gelen zevklere aşırı düşkünlük, insanlar için süslenip hoş göründü. Bunlar dünya hayatmın geçimidir. Oysa gidilecek yerin güzel olam Allah katindadır. De ki: Size bunlardan da ha hayırlısını haber vereyim mi? Takvaya erenler için, altından ırmaklar akan cennetler vardır. Orada devam lı kalacaklardır. Tertemiz eşler ve Allah'ın rızası vardır ve Allah kullarını hakkıyla görendir." "Kadınlara olan

