Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
• 76« Haramla iştigal edenlerden biri, Sami Ramazanoğlu (k.s)'nu davet eder. Sabah kahvaltısı ikram edilirken çaydanlığın kulpu koparak kaynar su, Üstazımızın elle rine dökülür. Aman Üstazım diye telaşa kapılanlara: "Bizim elimizi ateş yakmaz." buyurarak sofradan kal karlar. Yahyalı'dan bir amca. Hacı Haşan Efendimize (k.s) bir bakraç bal getirir. Anamız hediyeyi görünce tiksinir. Üstazımız da çam sakızı gibi görür. Amcamn eline bak raç teslim edilir. Biraz yürüdükten sonra amca, "Her halde balın yerine başka bir şey konmuş." der. Açıp baktığında, boşaltmayı unutmuşlar diye tekrar getirdi ğinde, Üstazımız, kabul edemeyeceklerini söylerler. Ge len hediye meğer, mirası bölüşülmeyen maldan getiril miş. Nefsine yenik düşen zât, "babası böyle reddetmez- di" diye şiirler yazar. Hadiseden haberdar olan Kürtoğ- lu Mehmet Amca, bu tavrm helake götüreceğini izah edince nedametle şu şiiri söyler: Şemsi yine dillenecek, Bellenirse bellenecek, Yolun taşı ellenecek, Taşma kurban olduğum. Yeşilhisar içmecesinde Sami Ramazoğlu (k.s)'na, bir kadın, meyvelerden ikram eder, ayrılır. Meyveye el sür mek isteyenlere, Üstazımız engel olurlar. Bir müddet sonra tapu memuru gelerek: "Efendim meyveleri geti ren hanım, bunları mirası bölünmeyen maldan getirdi." der. Haram lokma şöyle dursun, gafletle pişen taamdan da yemez arifler. Sivaslı İbrahim Hakkı Topraklı (k.s) (İhrama Zâde), bir defasında, ikram olunan çaym Allah (c.c) düşünce-

