Sayfa yükleniyor…
Sayfa metni
•64« ctââ/tetâtydaifağiim’&aijati Uhud harbinde yüzü demir zırh ile örtülü bir kişi geldi. Hemen harp edeyim de sonra mı Müslüman ola yım? dedi. Efendimiz (s.a.v), Eşheloğullarmdan Amir b. Sabit'e, “Müslüman ol sonra harb et." buyurdu. Fethin evvela kafada yanlışı yok edip, sonra da kal bi, niyet-i fâsideden arındırması gerektiğini Peygambe rimiz (s.a.v) şu hadisiyle bildirir. Ebu Musa (r.a)'dan rivayet edildiğine göre: "Peygamberimiz (s.a.v)'e şeca at için savaşan, hamiyyet (eşi, dostu) için savaşan ve gösteriş için savaşanlardan hangisinin Allah yolunda olduğu soruldu. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle bu yurdular: "Allah'ın kelimesinin (dininin) yücelmesi için savaşan kimsenin cihadı Allah yolunda savaştır." Süleyman Gazi, Çanakkale boğazını geçip fethede cekleri kalenin önüne gelen mücahitlere niçin geldikle rini sorar. Onlar da: "Biz mal, mülk için değil, ilây-ı ke- limetullah için geldik." derler. Kale kısa zamanda fethe dilir. Rumeli kapısı açılarak fetihten fetihe koşulur. Sa'd b. Ebi Vakkas'm gönderdiği elçiye İran ordu komutanı Rüstem, İran'la savaşmalarının sebebini sor duğunda, Müslüman elçi şöyle cevap verir: "Bizim ar zumuz dünya değil, ahirettir." "Lâ ilahe illallah deyin, İran ve Bizans sizin olacak." buyuran Peygamberimiz (s.a.v), hayatının her safhasını emr-i İlâhiye uygun geçiren mücahidinin zafere ulaşa cağını müjdeler. Tevhidle kafası ve gönlü arınan müca hitler Hz. Ömer (r.a) devrinde İran'ı, 1453 yılmda da Kostantiniyye'yi fethettiler. O 1071 Malazgirt Zaferi ile Anadolu'ya ruh ve şekil ve ren Ahmet Yesevi'nin sâlikleri ve Horasan erleri, Kuzey Afrika'yı İslâmlaştıran Senûsi, Mergâni ve Ticâni grup larının mensupları, Uzakdoğu ve Güney Asya'ya ula şan zahitler, "Rabbinin yoluna hikmetle, güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel olan bir şekilde mücadele et."1

